Vergi Vergi Usul Kanunu

Sahte Belge ile Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Ayrımı

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma, Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesi uyarınca kaçakçılık suçu sayılmış, bu suça ilişkin  hapis cezası  ve vergi ziyaı cezası öngörülmüştür.  Vergi ziyaı cezası açısından hem sahte belge kullananlara hem de muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananlara ziyaa uğrattıkları verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesi hüküm altına alınmıştır. Buna karşın  hürriyeti bağlayıcı ceza açısından durum daha farklıdır. Sahte belge kullanma üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirirken, bu süre muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmada on sekiz aydan üç yıla kadardır. Vergi Usul Kanunu 359’uncu maddede ele alınan Sahte belge kullanma ile  muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma kavramları arasındaki bir diğer temel ayrım da 306 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde izah edilmiştir:

MADDE 359 - Kaçakçılık suçları ve cezaları:
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında  on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir. b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

Vergi Usul Kanunu 306 Sıra No’lu Tebliğ Maddede (Vuk Md. 359 kastediliyor.) sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ise gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı bir şekilde yansıtan belge olarak tanımlanmıştır.

Tebliğdeki açıklamalardan muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgenin gerçek bir duruma dayandığını ancak mahiyette ve miktarda bir gerçekdışılığın söz konusu olduğunu, sahte belgenin ise gerçek bir durumun hiç olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge olduğu anlaşılmaktadır.

……. Ancak, gerçekte yapılan bir mal veya hizmet alımı karşılığında mal veya hizmeti sağlayan tarafından kendi belgesi yerine bir başka mükellefin belgesi verilebilmektedir. Bu gibi durumlarda iş veya hizmetin mahiyetine göre belgeyi alan tarafın bu belgenin mal veya hizmetin sağlandığı mükellefe ait olup olmadığını bilemediği durumlar söz konusu olabilmektedir. Bu gibi durumlarda sahte belgeyi kullanmış olan mükellefin, bu belgenin satın aldığı mal veya hizmeti sağlayana ait olmadığını bilip bilmemesi önem taşıyacaktır. Şayet kullanıcının belgenin sahte olduğunu bilmesi gerekiyorsa, bir başka deyimle, kasıt söz konusu ise burada 359’uncu maddede belirtilen anlamda bir sahte belge kullanımı söz konusu olacaktır. Aksi takdirde ise suçun manevi unsuru oluşmadığından durum madde kapsamında değerlendirilemeyecektir.

Yukarıda da görüleceği üzere tebliğ izleyen kısımlarda da kaçakçılık suçunun manevi unsurlarına değinmiş ve bilerek – bilmeyerek sahte belge – muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma ayrımı yapılmıştır. Tebliğ bu ayrımı yapma görevini ise vergi inceleme elemanına vermiştir. Tebliğdeki bu ifadelerde dikkati çeken bir başka husus da kendi belgesi yerine başka bir mükellefin belgesini kullanmak sahte belge kapsamında değerlendirilmiştir.

Benzer şekilde daha evvel 1 Seri No’lu kdv genel tebliğinde muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır;

Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesine göre muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir.

Buna göre;

– Belgenin mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı olup olmadığı,

– Belgede yer alan bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunun (ödeme bilgileri, mal hareketleri ve alıcı bilgileri gibi) deliller ile tespiti,

– Belgede yer alması zorunlu bilgilerde tahrifat yapılıp yapılmadığı,

– Belgede bulunması zorunlu bilgilerin (vatandaşlık numarası, vergi kimlik numarası ve adres gibi) gerçeği yansıtıp yansıtmadığı,

– Gerçekte satılan mal veya verilen hizmet yerine başka bir mal satıldığı veya hizmetin ifa edildiği, gibi hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit edilmeksizin bir belgenin muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu gerekçesiyle mükellef hakkında özel esaslar uygulanmaz. Başkaca bir tespit bulunmamak kaydıyla, haklarında sadece ihbar veya şikâyet bulunan mükellefler özel esaslara tabi tutulmaz.

Tebliğde muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ifade edilmiş olup, yanıltma sayılan durumlar örneklenmiştir.

Türk Ceza Kanunu Açısından Sahte Belge ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kavramının Değerlendirilmesisahte belge

Bu iki fiilin birbirinden net bir şekilde ayrılması gerekliliği Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “Hapis Cezasının Ertelenmesi” ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda  yer alan “Hükmün Ertelenmesi” müesseselerinin hükümlerinin uygulanmasıyla daha da netleşmekte ve bu iki fiilin birbirinden kesin bir şekilde ayrılmasını gerekli kılmaktadır. Vergi Usul Kanunu’nda verilecek hapis cezalarına ilişkin süre aralıkları belirlenmiş, cezanın uygulanmasına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

A) Hapis Cezasının Ertelenmesi Açısından Durumun Değerlendirilmesi

İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası belli şartlarla ertelenebilir. (TCK Md. 51) Sahte belge kullanmak üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirirken, bu süre muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmada on sekiz aydan üç yıla kadar olduğunu tekrar hatırlayacak olursak, Hapis cezasının ertelenmesi müessesesinden  ancak iki yıldan az süreyle hapis cezasına mahkum edilmiş muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananlar yararlanabilecektir. Sahte belge kullanmaya ilişkin hapis cezasının alt sınırı ise üç yıl olduğu için hapis cezasının ertelenmesi sahte belge kullananlar için söz konusu olmayacaktır.

B) Hükmün Ertelenmesi Açısından Durumun Değerlendirilmesi

Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231’inci maddesi)

Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıp da 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası alanların yukarıda belirtilen her iki düzenlemeden de faydalanma imkanı vardır. Ancak sahte belgede böyle bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle kullanılan belgenin sahte belge mi muhteviyatı itibariyle yanıltıcı mı olduğu hürriyeti bağlayıcı cezalar açısından son derece önemlidir.


Yazar Hakkında

Ferhat Gökçe

Ferhat Gökçe

1987 Kayseri doğumlu, 2011 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü birincilikle bitirdi.

Yorum Yaz

Send this to a friend